
26 Ekim sabahı, saat 07.12'de Ay Boğa burcunun 2. derecesinde doldu. Eğer o günlerde içinde açıklayamadığın bir boşluk, bir özlem, kalabalığın ortasında bile "beni kimse tam anlamıyor" hissi taşıdıysan, sana önce şunu söylemek istiyorum: Yalnız değilsin.
Bu duyguyu yaşayan tek kişi sen değilsin. Ve bunun gökyüzünde çok net bir sebebi var.
Bu dolunayı benim için özel kılan, pek kimsenin konuşmadığı bir detay var. 2018'den bu yana Uranüs Boğa burcundaydı. Boğa; parayı, evi, bedeni, "ayaklarımın altında sağlam bir zemin var" duygusunu temsil eder. Uranüs ise sarsıntının, ani değişimin gezegenidir.
Geriye dönüp bak. 2018'den beri parayla, evle, gelecekle ilgili kaç kere "artık hiçbir şeyden emin olamıyorum" dedin? Kaç kere plan yapıp sonra her şeyi baştan kurmak zorunda kaldın? Bu sadece senin başına gelmedi. Bu, hepimizin ortak hikâyesiydi.
Uranüs bu yıl Boğa'dan ayrıldı. Yani 26 Ekim dolunayı, yedi yıllık depremden sonra Boğa'da doğan ilk sakin dolunaylardan biri. Ve depremden sonraki ilk sessizlik, bazen depremin kendisinden daha çok acıtır. Çünkü ancak o sessizlikte ne kadar yorulduğunu fark edersin. Hissettiğin yalnızlık biraz da bu: yıllardır ayakta kalmaya çalışan bir kalbin nihayet oturup nefes alması.
Boğa'nın yönetici gezegeni Venüs, yani aşkın, şefkatin ve kendini değerli hissetmenin gezegeni. Şu an Venüs retro ve bu dolunayda Güneş'le tam yan yana. Astronomik olarak bu şu demek: Bu günlerde akşam gökyüzüne baktığında Venüs'ü göremezsin. Güneş'in ışığının içinde kaybolur.
Ay, kendi evinin sahibini arıyor ve bulamıyor. Dolunayın o tarifsiz "bir şey eksik" hissi buradan geliyor. Sevgi yokmuş gibi, sevilmiyormuşsun gibi, değerin görülmüyormuş gibi.
Ama şunu bil: Venüs yok olmadı. Yer değiştiriyor. Güneş'in arkasından bu kez "sabah yıldızı" olarak doğacak. Akşamın yıldızı olarak kayboluyor, sabahın yıldızı olarak geri geliyor. Senin içindeki sevgi de böyle. Şu an görünmüyor olabilir ama ölüp gitmedi, yeniden doğmaya hazırlanıyor. Kasım'ın ortasına doğru Venüs düzleştiğinde bunu hissetmeye başlayacaksın.
Bu dolunay aynı zamanda Plüton'la kare açı yapıyor. Plüton, bastırdığımız korkuların ve kontrol ihtiyacının gezegeni. "Ya yine terk edilirsem", "ya her şeyi kaybedersem", "ya hiç yeterli olamazsam" gibi cümleler bu günlerde kafanda daha yüksek sesle dönüyorsa, bu senin zayıflığın değil. Bu korkular, artık ışığa çıkıp bırakılmak için ortaya çıkıyor.
Ay, Boğa burcunda yücelir. Yani Ay'ın kendini en güvende hissettiği yer burasıdır. Ve Boğa'nın dili kelimeler değil, bedendir. Bu yüzden bu dolunayın yalnızlığını düşünerek değil, hissederek iyileştirebilirsin.
Bu hafta kendine şunları hediye et:
Yalnızlık bazen kimsenin yanında olmaması değil, kendi yanında olmayı unutmanın adıdır. Bu dolunay seni dışarıda birini aramaya değil, kendine dönmeye çağırıyor. Venüs gökyüzünden çekildiğinde bile gökyüzü boş kalmaz. Senin kalbin de boş değil.
Yalnız değilsin. Hepimiz aynı Ay'ın altındayız.
Sevgiyle, Aygül Aydın